Camın denizinden ,
Gül kırmızı akşam düşen
İçinden bulutlar geçen
ßir bardak çay ..
Sen !
.
.
ßir bardak
İnce belli ..
Pürüzsüz ..
Sana dair ..
Ve senden !
.
.
Sonra yıldız fırtınaları
Ay yağmurları ..
Sonra güneş suları ..
Çöl ßaharları ..
Irmak dağları ..
.
.
İçmek ..
Senin içinde
Gözelerini ..
Delirmek
Gözlerinde ..
Sağılmak
Aşkın imbiklerinden ..
.
.
Deryama düş-sün
Düş
İki can
ßir beden
Güzelim ..
Kısrağım ..
Efendim ..
Kölem ..
Gül ki ..
Canımın kasesinde tazelen !
.
.
Sözün acze düşer
Ancak yaşanır bu dem
Rüzgar dağların ..
Su güneşlerin ..
Kişneyen çılgın bulut
Öpüşün yıldırım ..
Çöküşün ..
Dil kesen uçurumların ..
Düz dağların ..
Sarp ovaların !
.
.
Gece
Çay
Sen
Okyanusun geçmesi iğne deliğinden
Dokunmamış bir zamanı yırtarız
Katışıksız ipekten
Som ßuluttan
Arı düşten
ßir coşku aklını yitirmiş
Kanatlanmış bir hüzün
Gel hadi
Gel
Hadi
Gel hadi
Gel
Ömrüme ..
Gönlüme ..
Çölüme ..
Demlen !